Panik Atak Danışmanlığında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Yaklaşımı

Panik Atak Danışmanlığında Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Yaklaşımı

Aniden gelen bir kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi, ellerde uyuşma ve zihinde yankılanan o dehşet verici düşünce: "Ölüyorum!" veya "Kontrolümü kaybedip çıldıracağım!". Eğer bunları yaşadıysanız, panik atağın ne kadar korkutucu bir deneyim olduğunu bilirsiniz. O an mantığınız devre dışı kalır ve sadece hayatta kalma güdüsü çalışır. Acile koşarsınız, EKG’ler çekilir, doktorlar "Kalbiniz turp gibi, bu psikolojik" der. Ancak bu cümle sizi rahatlatmaz, aksine çaresiz hissettirir: "Eğer kalbim sağlamsa, neden ölecek gibi hissediyorum?"

Peki, terapi odasında ne yapıyoruz? Sadece konuşuyor muyuz? Hayır. BDT, yapılandırılmış, uygulamalı ve sizi kendi kendinizin terapisti yapmayı hedefleyen bir "eğitim" sürecidir. İşte ofisimizdeki terapi yol haritası.

1. Adım: Psiko-Eğitim (Düşmanı Tanımak)

Panik atakla savaşmanın ilk kuralı, onun mekanizmasını anlamaktır. Çoğu danışan, yaşadığı belirtileri "kalp krizi" veya "felç" zanneder. İlk görüşmede, vücudunuzdaki "Savaş veya Kaç" tepkisini inceleriz.

Beyninizdeki amigdala bölgesi, ortada gerçek bir tehlike (örneğin karşınızda bir aslan) yokken bile, hatalı bir şekilde tehlike alarmı verir. Vücut adrenalin pompalar, kalbiniz kaslara kan pompalamak için hızlanır, daha çok oksijen almak için sık nefes alırsınız. Aslında vücudunuz sizi hayatta tutmaya çalışıyordur ama siz bu belirtileri "ölüm" olarak yorumlarsınız. Bu mekanizmayı şemalarla ve bilimsel verilerle anladığınızda, korkunun yerini "bilgi" almaya başlar.

2. Adım: Bilişsel Yeniden Yapılandırma (Düşünceleri Değiştirmek)

Panik atağı besleyen şey, bedensel duyumlar değil, o duyumlara yüklediğiniz anlamlardır (Felaketleştirme). Örneğin:

  • Eski Düşünce: "Kalbim çok hızlı çarpıyor, kesin kalp krizi geçiriyorum."
  • Yeni (Gerçekçi) Düşünce: "Kalbim hızlı çarpıyor çünkü şu an kaygılandım ve adrenalin seviyem arttı. Bu tehlikeli değil, sadece rahatsız edici ve geçecek."

Terapide, sizi dehşete düşüren bu otomatik düşünceleri yakalamayı, onları bir dedektif gibi sorgulamayı ve yerine gerçekçi alternatifler koymayı öğrenirsiniz. Beyoğlu’nun kalabalığında yürürken başınız döndüğünde, "Bayılacağım" demek yerine "Kan şekerim düşmüş olabilir veya kalabalıktan bunaldım, biraz durursam geçer" diyebilme becerisini kazanırsınız.

3. Adım: İnteroseptif (Bedensel) Maruz Bırakma

Burası terapinin dönüm noktasıdır ve danışanların en çok şaşırdığı kısımdır. Panik bozukluğu olan kişiler, kendi kalp atışlarından veya nefes alışverişlerinden korkarlar. ofisimizde, güvenli bir ortamda, korktuğunuz o belirtileri yapay olarak oluştururuz.

Nasıl mı?

  • Hızlı nefes alıp vererek baş dönmesi yaratmak,
  • Olduğumuz yerde koşarak kalp atışını hızlandırmak,
  • Pipetle nefes alarak nefes darlığı hissi oluşturmak.

Amacımız size şunu kanıtlamaktır: "Bak, kalbin hızlandı, başın döndü ama bayılmadın, ölmedin, kontrolünü kaybetmedin." Beyniniz, bu belirtilerin tehlikesiz olduğunu deneyimleyerek öğrenir (Habituasyon). Bedensel duyumlara karşı duyarsızlaşmaya başlarsınız.

4. Adım: In-Vivo (Gerçek Hayatta) Maruz Bırakma

Ofis içindeki çalışmalar tamamlandıktan sonra, kaçındığınız yerlerle yüzleşme zamanı gelir. Beyoğlu, bu aşama için eşsiz bir "antrenman sahası"dır. Metroya binmekten, kalabalığa girmekten veya asansör kullanmaktan korkuyor olabilirsiniz. Sizinle birlikte hazırladığımız bir "korku hiyerarşisi" listesi üzerinden, en az kaygı veren durumdan başlayarak, adım adım bu durumların üzerine gidersiniz.

Örneğin, önce İstiklal Caddesi'nde 5 dakika yürümek, sonra bir mağazaya girmek, daha sonra metroya binmek gibi. Her aşamada, öğrendiğiniz nefes ve düşünce tekniklerini kullanarak, aslında kaçmanıza gerek olmadığını beyninize öğretiriz.

5. Güvenlik Davranışlarını Bırakmak

Panik bozukluğu olan kişiler, yanlarında sürekli su, ilaç, kolonya taşımak veya hep çıkışa yakın oturmak gibi "güvenlik önlemleri" alırlar. Bunlar sizi o an rahatlatıyor gibi görünse de, aslında hastalığı sürdürür. Çünkü beyniniz şöyle der: "Yanımda su olduğu için bayılmadım."

Terapide hedefimiz, bu koltuk değneklerini atmaktır. Suyunuz olmadan da, ilacınız yanınızda olmadan da güvende olduğunuzu görmek, özgüveninizi yeniden inşa eder.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Tümünü Gör →
/ YÜZ YÜZE VEYA ONLİNE /

Danışmanlık yöntemleri

Online

Online danışmanlık sürecine katılarak Türkiye'nin ve dünyanın herhangi bir yerinden görüşmelere katılabilirsiniz. Yüz yüze danışmanlık ve online danışmanlık arasında hiçbir fark yoktur. Danışmanlık süreci, online görüşmelerde de yüz yüze görüşmelerde olduğu gibi güvenle gerçekleşmektedir.

Psikolog Esra Sayın Danışmanlık