Panik Atak Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi: Beyoğlu Kliniğimizde Neler Yapıyoruz?
Panik atak tedavisinde en etkili yöntem olan Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) nasıl uygulanır? Beyoğlu kliniğimizdeki tedavi adımları için tıklayın.
Aniden gelen bir kalp çarpıntısı, nefes alamama hissi, ellerde uyuşma ve zihinde yankılanan o dehşet verici düşünce: “Ölüyorum!” veya “Kontrolümü kaybedip çıldıracağım!”. Eğer bunları yaşadıysanız, panik atağın ne kadar korkutucu bir deneyim olduğunu bilirsiniz. O an mantığınız devre dışı kalır ve sadece hayatta kalma güdüsü çalışır. Acile koşarsınız, EKG’ler çekilir, doktorlar “Kalbiniz turp gibi, bu psikolojik” der. Ancak bu cümle sizi rahatlatmaz, aksine çaresiz hissettirir: “Eğer kalbim sağlamsa, neden ölecek gibi hissediyorum?”
Ben Uzman Klinik Psikolog Esra Sayın. İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisimde panik bozukluk ile başvuran danışanlarıma her zaman şunu söylerim: Panik atak, vücudunuzun alarm sisteminin bozulmasıdır ve biz bu sistemi tamir edebiliriz. Bu tamir sürecinde kullandığımız, dünya çapında etkinliği kanıtlanmış en güçlü yöntem ise Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) dir.
Peki, terapi odasında ne yapıyoruz? Sadece konuşuyor muyuz? Hayır. BDT, yapılandırılmış, uygulamalı ve sizi kendi kendinizin terapisti yapmayı hedefleyen bir “eğitim” sürecidir. İşte kliniğimizdeki tedavi yol haritası.
1. Adım: Psiko-Eğitim (Düşmanı Tanımak)
Panik atakla savaşmanın ilk kuralı, onun mekanizmasını anlamaktır. Çoğu danışan, yaşadığı belirtileri “kalp krizi” veya “felç” zanneder. İlk seansta, vücudunuzdaki “Savaş veya Kaç” tepkisini inceleriz.
Beyninizdeki amigdala bölgesi, ortada gerçek bir tehlike (örneğin karşınızda bir aslan) yokken bile, hatalı bir şekilde tehlike alarmı verir. Vücut adrenalin pompalar, kalbiniz kaslara kan pompalamak için hızlanır, daha çok oksijen almak için sık nefes alırsınız. Aslında vücudunuz sizi hayatta tutmaya çalışıyordur ama siz bu belirtileri “ölüm” olarak yorumlarsınız. Bu mekanizmayı şemalarla ve bilimsel verilerle anladığınızda, korkunun yerini “bilgi” almaya başlar.
2. Adım: Bilişsel Yeniden Yapılandırma (Düşünceleri Değiştirmek)
Panik atağı besleyen şey, bedensel duyumlar değil, o duyumlara yüklediğiniz anlamlardır (Felaketleştirme). Örneğin:
- Eski Düşünce: “Kalbim çok hızlı çarpıyor, kesin kalp krizi geçiriyorum.”
- Yeni (Gerçekçi) Düşünce: “Kalbim hızlı çarpıyor çünkü şu an kaygılandım ve adrenalin seviyem arttı. Bu tehlikeli değil, sadece rahatsız edici ve geçecek.”
Terapide, sizi dehşete düşüren bu otomatik düşünceleri yakalamayı, onları bir dedektif gibi sorgulamayı ve yerine gerçekçi alternatifler koymayı öğrenirsiniz. Beyoğlu’nun kalabalığında yürürken başınız döndüğünde, “Bayılacağım” demek yerine “Kan şekerim düşmüş olabilir veya kalabalıktan bunaldım, biraz durursam geçer” diyebilme becerisini kazanırsınız.
3. Adım: İnteroseptif (Bedensel) Maruz Bırakma
Burası tedavinin dönüm noktasıdır ve danışanların en çok şaşırdığı kısımdır. Panik bozukluğu olan kişiler, kendi kalp atışlarından veya nefes alışverişlerinden korkarlar. Kliniğimizde, güvenli bir ortamda, korktuğunuz o belirtileri yapay olarak oluştururuz.
Nasıl mı?
- Hızlı nefes alıp vererek baş dönmesi yaratmak,
- Olduğumuz yerde koşarak kalp atışını hızlandırmak,
- Pipetle nefes alarak nefes darlığı hissi oluşturmak.
Amacımız size şunu kanıtlamaktır: “Bak, kalbin hızlandı, başın döndü ama bayılmadın, ölmedin, kontrolünü kaybetmedin.” Beyniniz, bu belirtilerin tehlikesiz olduğunu deneyimleyerek öğrenir (Habituasyon). Bedensel duyumlara karşı duyarsızlaşmaya başlarsınız.
4. Adım: In-Vivo (Gerçek Hayatta) Maruz Bırakma
Ofis içindeki çalışmalar tamamlandıktan sonra, kaçındığınız yerlerle yüzleşme zamanı gelir. Beyoğlu, bu aşama için eşsiz bir “antrenman sahası”dır. Metroya binmekten, kalabalığa girmekten veya asansör kullanmaktan korkuyor olabilirsiniz. Sizinle birlikte hazırladığımız bir “korku hiyerarşisi” listesi üzerinden, en az kaygı veren durumdan başlayarak, adım adım bu durumların üzerine gidersiniz.
Örneğin, önce İstiklal Caddesi’nde 5 dakika yürümek, sonra bir mağazaya girmek, daha sonra metroya binmek gibi. Her aşamada, öğrendiğiniz nefes ve düşünce tekniklerini kullanarak, aslında kaçmanıza gerek olmadığını beyninize öğretiriz.
5. Güvenlik Davranışlarını Bırakmak
Panik bozukluğu olan kişiler, yanlarında sürekli su, ilaç, kolonya taşımak veya hep çıkışa yakın oturmak gibi “güvenlik önlemleri” alırlar. Bunlar sizi o an rahatlatıyor gibi görünse de, aslında hastalığı sürdürür. Çünkü beyniniz şöyle der: “Yanımda su olduğu için bayılmadım.”
Terapide hedefimiz, bu koltuk değneklerini atmaktır. Suyunuz olmadan da, ilacınız yanınızda olmadan da güvende olduğunuzu görmek, özgüveninizi yeniden inşa eder.
Sonuç: Panik Atak Bir Kader Değildir
Panik atak tedavisi, sihirli bir değnekle dokunmak değil, size kendi zihninizi yönetme ehliyeti kazandırmaktır. Beyoğlu kliniğimizde uyguladığımız BDT protokolleri ile başarı oranımız oldukça yüksektir. Danışanlarımız sürecin sonunda sadece panik ataklarından kurtulmakla kalmaz, genel olarak strese karşı daha dayanıklı hale gelirler.
Ben Beyoğlu Psikolog Esra Sayın. Kalbinizin korkuyla değil, heyecanla ve neşeyle çarpacağı günler sandığınızdan çok daha yakın. Bu kısır döngüden çıkmak için profesyonel bir adım atın ve kliniğimizle iletişime geçin. Sizinle tanışmayı ve bu yolculukta size rehberlik etmeyi bekliyorum.

İstanbul Psikolog & Aile Danışmanı Esra Sayın
Uzman Psikolog Esra Sayın'dan online veya yüz yüze psikoterapi hizmeti alın.

Esra Sayın
İstanbul Psikolog & Aile Danışmanı & Online Psikolog